Psk. Cihan UluçWhatsApp'tan Yaz

Yazı

Senem Gezeroğlu Öyküleri

Senem Gezeroğlu Öyküleri

Bugün,12 günlük bir ayrılığın ardından Esenyurt seferlerimiz yeniden başladı. Metro, metrobüs ve otobüs derken iş yerindeydim. Neredeyse İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ulaşım hizmetlerini günlük kontrolorü gibi. Yokluğumda çoğunlukla kitaptan müteşekkil kargolarım gelmiş. Tek tek özenle çıkardım ve masaya kule yaparcasına dizdim. Sonra adetim olduğu üzere kurşun kalemle –ki olurda birine hediye edebilirim o yüzden kalıcı bir iz olmasın, silgi ile silinip gidiversin diye- hafifçe günün tarihini attım ve yerini yazdım. Aralık, 2016 Esenyurt ya da Mart,2013 Tantavi gibi. Geri dönüp bu notlara bakınca o günleri hatırlamam daha kolay oluyor böylece. Kitaplara gelince Refik Halid Külliyatım büyük ölçüde tamamlandı. Hatta Minelbab İlelmihrab dışında bir eksiğim de kalmadı. Aslında en kıymetli, en heyecan verici kitaplarından biridir. Anılarını kaleme almıştır ve Osmanlı’nın son derece hareketli bir zamanına dair şahitliklerini içerir. Belki ileride kütüphaneme dahil eder, zaman zaman raftan indirip bir kaç sayfa okumak isteyebilirim. Refik Halid Karay’ın kitap baskısında kullanılan font nispeten büyük olduğu için günlük metrobüs ve otobüs seyahatlerim için biçilmiş kaftandı. 


Senem Gezeroğlu Öyküleri

 Çamlıca Camii Kütüphanesinden bu sefer Senem Gezeroğlu’nun iki öykü kitabını aldım: Zaman Dursun İstedim ve Unuttum Yalnız. Zaman Dursun İstedim’e başladım, iki öykü okudum. İkisi de etkileyiciydi. Bugün gelirken de iki öykü okudum. Özellikle harfleri kaybeden adamın öyküsünü çok beğendim. Bir ara kütüphaneden aldığım kitapları süresinden önce teslim etmeyi düşünmüştüm, okumuyorum diye. Fakat bugün okuduğum Gezeroğlu öyküleri hızlıca bitecek ve vaktinden önce teslim edebilecek gibi görünüyor. 

Bu öyküleri neden sevdim? İlk okuduğum öyküde bölüm numaraları karışık bir şekilde sıralanmıştı. 9. Bölümle başlayıp 3. Bölümle devam ediyor, 7. Bölüm ile sonlanabiliyordu. Bu haliyle bir anlam ifade ederken, bölümleri sıra numarasına göre okuduğunuzda da bir öykü ortaya çıkıyordu. Bu deney çok hoşuma gitti. 

Diğer öyküsü bir kadın cinayeti ile ilgiliydi. Nasıl anlatılır, bütün uzuvları parçalanmış ve her biri ayrı ayrı çöp konteynerına atılmış bir kadının katli nasıl anlatılır? Vurucuydu. 

Diğer etkilendiğim öykü ise bugün gelirken okuduğum ‘Kaybedenin Kayboluşu’. Buradaki başkarakter harfleri kaybetmeye başlıyor. Baştan bu durumu ikame harflerle idare etmeye çalışıyor. Örneğin; G kaybolduğunda yerine Ğ’yi geçiriyor. Ş kaybolduğunda ise yerine S’yi. Fakat ikame ettiği harfler de kaybolunca bir çıkmaza giriyor. Sırayla Bir Dost, Profesör, İmam, Psikolog ile görüşüyor. Herkes kendi meşrebince bir takım yanıtlar veriyor. 


Kaybetmek, bazen bir sevdiğini, bazen gençliğini, bazen servetini, bazen otoriteni ve daha bir sürü surette karşımıza gelir. İnsanın imtihanlarından biri de bu olsa gerek. 


23 Aralık 2019/ Tantavi




Bu yazı size iyi geldiyse kalbe dokunabilirsiniz.

OKURLARIN KATKISI

Yorumlar 0

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazabilirsiniz.

Yorum bırakın

Üyelik gerekmez. Adınız ve yorumunuz, onaylandıktan sonra herkese açık görünür.

Yorumlar kişisel bilgi veya hassas sağlık bilgisi içermemelidir.

KENDİNİZE BİR ALAN AÇIN

Başka bir sen mümkündür.

Seans Talep Formu

Yüz yüze veya online görüşme seçenekleri için iletişime geçebilirsiniz.

Seans Talep Formu →