Pastoral Senfoni Andre Gide’nin bu romanını dün fırsat bulduğum kısa bir sürede bitirdim. Bir papaz, oğlu, karısı ve kimsesiz bir kız olan Gerthrud arasında geçen olaylar silsilesini sıradan ve yavan  buldum.  Önsözü okumasam derin bir kitap olduğuna dair herhangi bir izlenim edinmezdim. Önsöze göre aslında her karakter bir Hristiyanlık mezhebini temsil ediyormuş. Aradaki diyaloglar da bu mezheplerin çatışmasını dile getiriyormuş fakat sorun ş...

Hem kendi kişisel tarihime bir derli toplu not bırakmak, hem de yazı yazmayı hayatına yerleştirmek isteyenlere bir fikir olur umuduyla düzenli yazı yazmaya nasıl başlayıp devam ettirdiğimi anlatmak istiyorum. Öncelikle düzenli yazıdan neyi kastettiğime değinmeliyim. Düzenli yazı yazmak benim için, kendi içinde bir tutarlılık ve düzen arz eden sürelerde yazı başına oturmak demek. Çok daha uzun süredir yazı yazıyorum fakat bunların her biri kesi...

1 Yorum Cihan Uluç Devam

Bugünkü Metrobüs Akademi konukları Pusuda isimli öyküsüyle Abdullah Harmancı ve tabii ki Tufandan Önce isimli eseri ile Mustafa Kutlu. Pusuda isimli öyküyle başlayalım. Faruk Nafiz Çamlıbel’in bir şiirinden iktibaslar yaparak ilerliyor hikâye. Bu teknik ilgimi çekti. Bir şiirin üzerine kurgulanmış bir hikâye gibi. Zaten şiirin de kendi içinde bir giriş, gelişme ve sonuç bölümü var. Dolayısıyla hikâye kurmaya çok müsait. Namluya dayanır yola da...

  Bugün, sokak diye bir şeyin varlığından söz etme imkânı kalmamıştır. Sokak, hayatımızın cereyan ettiği bir sahne olmaktan çok bir yerden bir yere intikalin mekânı haline gelmiştir. Üzerinde hiç bir hatıramızın olmadığı, hiçbir duygusal kaydın yapılmadığı, özlemle anacak en ufak bir hayat sahnesinin yaşanmadığı yerlerle bağ kurma ihtimalimiz olabilir mi? Sokağın bir özne olarak hayatımızdan çıkışı öyle çok uzak geçmiş zaman değil. Sokağı...

Sezai Karakoç’un 1974’te Diriliş dergisinde yayınlanmaya başlayan 1976 yılında Diriliş yayınlarından kitap halinde ilk baskısını yapan ‘Yitik Cennet’ kitabı Adem, Nuh, İbrahim, Yusuf, Musa, Süleyman, Yahya , İsa, Son Peygamber ya da Yeniden Bulunmuş CennetveÇıkışolmak üzere on bölümden oluşuyor. Yitik Cennet, ‘Adem’ bölümüyle başlıyor.  Adem ve Havva’nın, şeytan tarafından kandırılıp yasak meyveyi yemesiyle soluğu dünyada aldığı onların ...

1 Yorum Cihan Uluç Devam

Allah’ın adıyla… Yazmanın bir ihtiyaç olduğu günlerden geçiyoruz. Bunu uzunca bir zaman bekledim -hissetmeyi. ‘Sabrın başı acı, sonu tatlıdır.’ Uzun süredir çeşitli sebeplerden dolayı yazmıyordum. Tarih attıktan sonra ilk yazdığım cümle bu oldu.  Boğucu bir sıcak ve temmuz sonları, yine de güzel bir yaz akşamı. Yaz akşamlarını hep  ‘güzel’ sıfatıyla kodlamışızdır, birlik olup gelirler çağrılınca. Oysa evinizde klima yoksa  zorunlu bir seçimdir...

Uzun süredir masamın üzerinde sürüncemede kalan Doğu Hikâyeleri ile Psikoterapi isimli kitabı bitirdim. Kitabı edinene kadar aldığım sayısız tavsiyenin üzerine büyük bir hevesle kitabı satın almıştım. Kitabı okuduktan sonra acaba o cömertçe tavsiye verenler bu kitabı gerçekten okumuş mudur diye düşünmeden edemedim. Tavsiye edenlerin ‘Şu şu sebeplerden dolayı biraz sıkıcı bir kitaptır…’ şeklinde şerh düştüklerine de şahit olmadım. Eğer böyle bi...

Başlarda O da herkes gibi bir hayat çizgisi izlemeye niyetliydi. Önce okul, sonrasında iş ve evlilik. Fakat sıralamada bir terslik oldu. Önce evlendi, sonra çalışmaya başladı ve ancak çok sonra mezun olabildi. Bir şirkette emir altında çalışma düşüncesinden nefret ettiği için butik bir kafe-bar açtı. İnsanların caz müzik dinleyip kahvelerini yudumlayabilecekleri bir yer. Fakat üniversitede evlenmenin doğal sonucu olarak ne eşinin ve kendisinin...

2 Yorum Cihan Uluç Devam

Dikkat: Bu yazı, Hayvan Çiftliği hakkında spoiler içermektedir. Akademide beklemediğim bir köşe başında bir kitapçıya rastladım, bir diyanet kitapçısı. Vaktim vardı, neredeyse bütün kitapları tek tek inceledim ve birini satın almak istedim ki o da uzun süredir ertelediğim Orwell’ın Hayvan Çiftliği idi. Uzun süredir ertelemiş olmamın, popüler bir eser olmasıyla ilgisi olabilir.  Böyle bir eserle karşılaştığımda nedense erteleme eğiliminde oluyo...

1 Yorum Cihan Uluç Devam

Ümraniye’de sonbahar, metrobüste yaz, Esenyurt’ta kış ve ofiste ilkbahar! İşbu yazı sıradan bir bir mesai gününde işe giderken yarımşar saat aralıklarla dört mevsimi art yaşadıktan sonra yazılmıştır. Yolu birkaç safhada incelemekte fayda var. Öncelik Ümraniye Metrosu safhasında. Gayet  ferah bir biçimde Altunizade’ye ulaşabiliyorsunuz. İtişsiz, rekabetsiz, sakin. Ne oluyorsa Altunizade’de metrobüs durağında oluyor. Durağın henüz girişinden baş...

Hayatıma metrobüsün yeniden dahil olmasıyla birlikte Mustafa Kutlu Hikayeleri de tekrar kişisel gündemime girdi. Nasıl mı? Hemen izah edeyim. Metrobüs Akademisi adı altında metrobüste okumaya uygun kitapları ayırıyor, önümüzdeki günlerde yapacağım ve toplamda günde 4 saate tekabül eden yolculuklarıma azıklar hazırlıyordum. İlk aklıma gelen Mustafa Kutlu hikayeleri oldu. Yazı puntoları büyük olduğu için sarsıntılı bir ortamda satır takibine imk...

Yollar ve mesafelerle imtihanım sürüyor. Her gün en az iki saatim yolda geçiyor. İstanbul içinde iki uç denebilecek ilçe arasında her gün gidip geliyorum, araya giren köprü de cabası. Sakın bu durumdan şikâyetçi olduğum anlamı çıkmasın, en nihayetinde kendi tercihim ama vaka da bundan ibaret. Yolda geçen zamanı değerlendirmek amacıyla ilk yolculuğumdan itibaren birçok şey denedim. Müzik ve radyo dinledim, nefes egzersizleri yaptım, diksiyon ça...

İlköğretimin bittiği ve lisenin başlayacağı yaz ayının gönlümüzce geçirdiğimiz son tatil olduğunu nereden bilebilirdik. Babam, kardeşimle beni birkaç kez sanayiye çırak vermekten söz etse de bir daha bu konuyu açmadı. Okul döneminde ders çalışmamız için üretilmiş bir tehdit olarak kişisel tarihimizde yerini aldı. Biz de kardeşimle bu durumu fırsat bildik tabii. sabahtan akşama kadar sokaktayız. Aşağı mahalle senin, yukarı mahalle benim, maç ya...

Okumalar
ISINMA TURLARI / 14 Mayıs 2020

Pastoral Senfoni Andre Gide’nin bu romanını dün fırsat bulduğum kısa bir sürede bitirdim. Bir papaz, oğlu, karısı ve kimsesiz bir kız olan Gerthrud arasında geçen olaylar silsilesini sıradan ve yavan  buldum.  Önsözü okumasam derin bir kitap olduğuna dair herhangi bir izlenim edinmezdim. Önsöze göre aslında her karakter bir Hristiyanlık mezhebini temsil ediyormuş. Aradaki diyaloglar da bu mezheplerin çatışmasını dile getiriyormuş fak...

Düzenli Yazı Yazmaya Nasıl Başladım?
ISINMA TURLARI / 21 Nisan 2020

Hem kendi kişisel tarihime bir derli toplu not bırakmak, hem de yazı yazmayı hayatına yerleştirmek isteyenlere bir fikir olur umuduyla düzenli yazı yazmaya nasıl başlayıp devam ettirdiğimi anlatmak istiyorum. Öncelikle düzenli yazıdan neyi kastettiğime değinmeliyim. Düzenli yazı yazmak benim için, kendi içinde bir tutarlılık ve düzen arz eden sürelerde yazı başına oturmak demek. Çok daha uzun süredir yazı yazıyorum fakat bunların her...

Zabıta Haberleri
POLİSİYE / 6 Nisan 2020

Refik Halid Karay’ın Guguklu Saat adı altında topladığı mizah yazılarından oluşan kitabında Zabıta Haberleri isimli makale ilgimi çekti. Yazar, yazısına şöyle bir girizgâhla başlıyor: ‘Bence günlük gazetelerdeki en önemli kısım hırsızlık, yankesicilik, yaralama gibi olayların yer aldığı ve genelde birkaç satırla geçiştirilen olaylardır. Bu olaylara satır arasından bakmayı bilenler için düşüncenin zeminini, hikâyelerinin çıkış noktası...

Pusuda ve Tufandan Önce
ISINMA TURLARI / 5 Nisan 2020

Bugünkü Metrobüs Akademi konukları Pusuda isimli öyküsüyle Abdullah Harmancı ve tabii ki Tufandan Önce isimli eseri ile Mustafa Kutlu. Pusuda isimli öyküyle başlayalım. Faruk Nafiz Çamlıbel’in bir şiirinden iktibaslar yaparak ilerliyor hikâye. Bu teknik ilgimi çekti. Bir şiirin üzerine kurgulanmış bir hikâye gibi. Zaten şiirin de kendi içinde bir giriş, gelişme ve sonuç bölümü var. Dolayısıyla hikâye kurmaya çok müsait. Namluya dayan...

Sokakta
ISINMA TURLARI / 7 Mart 2020

  Bugün, sokak diye bir şeyin varlığından söz etme imkânı kalmamıştır. Sokak, hayatımızın cereyan ettiği bir sahne olmaktan çok bir yerden bir yere intikalin mekânı haline gelmiştir. Üzerinde hiç bir hatıramızın olmadığı, hiçbir duygusal kaydın yapılmadığı, özlemle anacak en ufak bir hayat sahnesinin yaşanmadığı yerlerle bağ kurma ihtimalimiz olabilir mi? Sokağın bir özne olarak hayatımızdan çıkışı öyle çok uzak geçmiş zaman değ...

Düşüşe Övgü
ISINMA TURLARI / 7 Mart 2020

Sezai Karakoç’un 1974’te Diriliş dergisinde yayınlanmaya başlayan 1976 yılında Diriliş yayınlarından kitap halinde ilk baskısını yapan ‘Yitik Cennet’ kitabı Adem, Nuh, İbrahim, Yusuf, Musa, Süleyman, Yahya , İsa, Son Peygamber ya da Yeniden Bulunmuş CennetveÇıkışolmak üzere on bölümden oluşuyor. Yitik Cennet, ‘Adem’ bölümüyle başlıyor.  Adem ve Havva’nın, şeytan tarafından kandırılıp yasak meyveyi yemesiyle soluğu dünyada aldığ...

Söylenmeyene Katkı
ISINMA TURLARI / 7 Mart 2020

Allah’ın adıyla… Yazmanın bir ihtiyaç olduğu günlerden geçiyoruz. Bunu uzunca bir zaman bekledim -hissetmeyi. ‘Sabrın başı acı, sonu tatlıdır.’ Uzun süredir çeşitli sebeplerden dolayı yazmıyordum. Tarih attıktan sonra ilk yazdığım cümle bu oldu.  Boğucu bir sıcak ve temmuz sonları, yine de güzel bir yaz akşamı. Yaz akşamlarını hep  ‘güzel’ sıfatıyla kodlamışızdır, birlik olup gelirler çağrılınca. Oysa evinizde klima yoksa  zorunlu bi...

Doğu Hikayeleri ile Psikoterapi Üzerine
ISINMA TURLARI / 7 Mart 2020

Uzun süredir masamın üzerinde sürüncemede kalan Doğu Hikâyeleri ile Psikoterapi isimli kitabı bitirdim. Kitabı edinene kadar aldığım sayısız tavsiyenin üzerine büyük bir hevesle kitabı satın almıştım. Kitabı okuduktan sonra acaba o cömertçe tavsiye verenler bu kitabı gerçekten okumuş mudur diye düşünmeden edemedim. Tavsiye edenlerin ‘Şu şu sebeplerden dolayı biraz sıkıcı bir kitaptır…’ şeklinde şerh düştüklerine de şahit olmadım. Eğe...

Mutfak Masası ve Kurmaca
ISINMA TURLARI / 1 Şubat 2020

Başlarda O da herkes gibi bir hayat çizgisi izlemeye niyetliydi. Önce okul, sonrasında iş ve evlilik. Fakat sıralamada bir terslik oldu. Önce evlendi, sonra çalışmaya başladı ve ancak çok sonra mezun olabildi. Bir şirkette emir altında çalışma düşüncesinden nefret ettiği için butik bir kafe-bar açtı. İnsanların caz müzik dinleyip kahvelerini yudumlayabilecekleri bir yer. Fakat üniversitede evlenmenin doğal sonucu olarak ne eşinin ve ...

Hayvan Çiftliği
ISINMA TURLARI / 22 Aralık 2019

Dikkat: Bu yazı, Hayvan Çiftliği hakkında spoiler içermektedir. Akademide beklemediğim bir köşe başında bir kitapçıya rastladım, bir diyanet kitapçısı. Vaktim vardı, neredeyse bütün kitapları tek tek inceledim ve birini satın almak istedim ki o da uzun süredir ertelediğim Orwell’ın Hayvan Çiftliği idi. Uzun süredir ertelemiş olmamın, popüler bir eser olmasıyla ilgisi olabilir.  Böyle bir eserle karşılaştığımda nedense erteleme eğilim...

Ankara’nın Ardından
YOL HİKAYELERİ / 18 Aralık 2019

 İlk İzlenimler Dikmen’de bulunan Ankara Polis Evi’ne bir arkadaşımızın yardımıyla kolayca geldim. Odama yerleşip biraz soluklandıktan sonra Balgat’a Ciğerci Yakup’a doğru yola koyuldum. Toplu taşımanın yetersizliğinden dolayı yürüyerek gitmeye karar verdim. Yol gösterici yarım saat kadar bir sürede hedefine varabilirsin diyordu. Ben de bunu göze aldım ve yürümeye başladım. 45 dakika sonunda hedefime ulaştığımda hafif bir...

Bir Gün; Dört Mevsim
ISINMA TURLARI / 15 Aralık 2019

Ümraniye’de sonbahar, metrobüste yaz, Esenyurt’ta kış ve ofiste ilkbahar! İşbu yazı sıradan bir bir mesai gününde işe giderken yarımşar saat aralıklarla dört mevsimi art yaşadıktan sonra yazılmıştır. Yolu birkaç safhada incelemekte fayda var. Öncelik Ümraniye Metrosu safhasında. Gayet  ferah bir biçimde Altunizade’ye ulaşabiliyorsunuz. İtişsiz, rekabetsiz, sakin. Ne oluyorsa Altunizade’de metrobüs durağında oluyor. Durağın henüz giri...

Menekşeli Mektubun Çağırdığı Birkaç Düşünce
ISINMA TURLARI / 30 Kasım 2019

Hayatıma metrobüsün yeniden dahil olmasıyla birlikte Mustafa Kutlu Hikayeleri de tekrar kişisel gündemime girdi. Nasıl mı? Hemen izah edeyim. Metrobüs Akademisi adı altında metrobüste okumaya uygun kitapları ayırıyor, önümüzdeki günlerde yapacağım ve toplamda günde 4 saate tekabül eden yolculuklarıma azıklar hazırlıyordum. İlk aklıma gelen Mustafa Kutlu hikayeleri oldu. Yazı puntoları büyük olduğu için sarsıntılı bir ortamda satır ta...