Terapistin Yolu Okuma Grubu Başlıyor!
PSİKOLOJİ / 27 Temmuz 2020

Terapistin Yolu olarak Ağustos ayı itibari ile bir okuma grubu oluşturup, birlikte olmanın gücünden istifade etmeyi planlıyoruz. Okunacak kitaplar ve içerik terapistliğe dair olacaktır. Bu yüzden grubumuz terapistlerden ya da alandaki öğrencilerden oluşacaktır. Kurallar ayrıntılı olarak aşağıdaki gibidir: – Grup psikoterapistlerin katılımına açıktır. Terapist adayı olan lisans öğrencilerinin katılımı da teşvik edilir. Katılım 20 kişiyle sınırlıdır. – Kitabın hacmine göre değişmekle birlikte her kitap için okuma süresi ortalama 1 ay ve en fazla 2 aydır. – Kitapların dili Türkçe olmakla birlikte arada yabancı dillerde makalelerle süreç desteklenebilir. – Toplantıya katılmak için kitabı okumak şarttır. – Toplantılar zoom programı üzerinden ayda bir yapılacaktır. – Toplantı sırasında her toplantı öncesi hatırlatılacak olan grup psikoterapisi adabı geçerlidir. – Her toplantı bir modaretör eşliğinde gerçekleşir. Modaretör seçimi gönüllülük esasına dayanır. – Modaretörün görevi toplantıyı zamanında başlatmak ve bitirmek, kitaba hakim olmak ve grup üyeleri arasında zaman yönetimini adil şekilde sağlamaktır. – Seçilecek kitaplar hususunda grubun önerileri önemlidir.- Yalnızca toplantı linkinin gönderileceği bir whatsapp grubu kurulacaktır. – Bu grubun tek amacı terapistlerin yürüdükleri bu yolda birbirleri için şefkatle var olabilmesidir. – İlk kitap Irwin Yalom’un Bağışlanan Terapi adlı eseridir. -İlk toplantı tarihi, grup üyeleri belli olduktan sonra,  bayramdan iki hafta sonra olmak üzere netleşecektir. – Katılım…

Varoluşun Keşfi/Rollo MAY
ALINTILAR / 4 Eylül 2016

Yaşamın anlamını bulma konusunda tereddüt yaşayan ve ye’ise düşen insanın bu kaygıyı; apati (dış dünyaya ilgisizlik, kayıtsızlık), manevi tembellik, hedonizm, intihar gibi yöntemlerle bastırmaya çalışıyor. Değerler olmasaydı, elimizde yalnızca ümitsizliğin çoraklığı kalırdı. İnsan denilen yaratıklar hala merak eden, bir sanatla kendinden geçen, sembolleri bir araya getirip şiirler oluşturarak yüreklerimizi neşelendiren, büyük hayranlık ve huşu ile gün doğumunu seyreden bireylerdir. (Sayfa 13)   Kaygı, kişinin korktuğuna karşı duyduğu arzudur. (Kierkegard)   Doğaya karşı verdiğimiz mücadele artık kendimize açtığımız bir savaşa dönüşmüştür. (Sayfa 18) Jung, ‘etkili bir terapide hem terapist hem de hastada değişim gerçekleşir. Terapist değişime açık değilse, hasta da değişmeyecektir. (Sayfa 28)   …Hastanın davranışlarını bir mekanizma olarak anlamaya çalışma kaygımızın, onun gerçekten ne deneyimlediğini anlamamızı ne çok engellediğini görür ve şaşırırım. (Sayfa 31) Nevroz, aslında bireyin kendi merkezini, kendi varoluşunu korumak için kullandığı bir yöntem değil midir? (Sayfa 33) Bir terapist olarak ben, hastalarımın istekler, kararlar ve tercihlerle ilgili ifadelerinin büyük bir önem taşıdığına inanıyorum. Hastamın dile getirdiği ‘belki yapabilirim, belki deneyebilirim’ gibi minik ifadeleri çok iyi duyduğunu belli etmeden öylece sarf edip geçmelerine izin vermem. (Sayfa 35) Ona psikoza girme korkusunun ailesine karşı durmaktan kaynaklanan bir kaygı olup olmadığını sordum. Sahiden de kendisi olmak delirmekle eş anlamlı mıydı?…