Semt Pazarında ‘Küçük’ Prens
YOL HİKAYELERİ / 17 Haziran 2019

Öykücü, o gün evin mutfak ihtiyaçlarını gidermek üzere semt pazarının yolunu tutmuştu. Pazarı boydan boya iki kez turladıktan sonra iki eli de yeni bir şeye müsaade etmeyecek derecede dolmuştu. Ramazan ayı olması ve akşam ezanına dakikalar kalması sebebiyle açlık ve susuzluk etkisini iyiden iyiye göstermeye başlamıştı. Eve doğru döndüğü yolda gözü gayri ihtiyari yaşlı bir adama takıldı. Adamın alışılmışın dışında bir görüntüsü vardı. Giymesi gereken bedenden birkaç boy büyük gömleği, yine birkaç beden büyük olduğu anlaşılan pantolonun içine sokulmuş, tuhaf bir görüntü arz ediyordu. Bu kıyafet yığının içinde kaybolmuş gibi görünen ihtiyarı uzaktan görenler hareket eden bir pantolon ve gömlek diye paniğe kapılabilirlerdi. Yaşlı adam ile öykücü arasındaki mesafe iyice azaldığında öykücü gücünü toplayıp pek de beceremediği bir şey olmasına rağmen adamın yüzüne dikkatle baktı. Gördüğü ve aklından geçenlerin etkisiyle olacak gözleri fal taşı gibi açıldı ve yüzünde gizleme gereksinimi duymadığı bir şaşkınlık belirdi. Bu adam O muydu? Hakkında hafızasındaki son bilgi öldüğü yönündeydi. Yaşıyor dahi olsa Paris’te olması gerekmiyor muydu? Ümraniye semt pazarında ne işi vardı? Sorulması gereken sorular art arda geliyordu, az evvelki yorgun halinden bir anda çıkıvermişti. Bu sırada yaşlı adam öykücünün kafasında dönüp duran soru ve düşüncelerden habersiz ağır aksak adımlarla geçip yoluna devam etti. Ardından…