Okumalar
ISINMA TURLARI / 14 Mayıs 2020

Pastoral Senfoni Andre Gide’nin bu romanını dün fırsat bulduğum kısa bir sürede bitirdim. Bir papaz, oğlu, karısı ve kimsesiz bir kız olan Gerthrud arasında geçen olaylar silsilesini sıradan ve yavan  buldum.  Önsözü okumasam derin bir kitap olduğuna dair herhangi bir izlenim edinmezdim. Önsöze göre aslında her karakter bir Hristiyanlık mezhebini temsil ediyormuş. Aradaki diyaloglar da bu mezheplerin çatışmasını dile getiriyormuş fakat sorun şuradaki yazar bunu çok hızlı yapıyor. Yani olaylar bir anda olup bitiyor, okuyucu sonraki olacağa hazırlanamadan her şey olup bitiyor. Bu yüzden romandan ziyade kısa bir anlatı desek kitaba haksızlık etmiş olmayız. Belki Hristiyanlık tarihini hâkim birininin okuması çok farklı olabilir ama benim için 2014 yılından beri kitaplığımın rafında okunmayı bekleyen, yarım bir meselenin tamamlanmasından ibaretti. Psikoloji Külliyatından Okumalar Son zamanlarda psikoloji külliyatına dair okumalarımı yoğunlaştırdım. Bu grafiklere de yansıdı. Yıl başında yaptığım Türk hikâyesi odaklı okumanın etkisi hala sürse de, psikoloji içerikli kitapların oluşturduğu istatistik geriden gelerek ikinciliğe yerleşti. Birkaç kitap sonra da birinciliği elde edecek gibi görünüyor. Özellikle lisansı bitirdikten sonra psikoloji etiketiyle çıkan kitaplara tuhaf bir antipati geliştirdim. Bahanelerim, her daim hazır kıtaydı. Bir kere kitapların çevirisi, edebi anlatıların tadına bir kere varmış olan bir okur için tatsız tuzsuzdu. Bazıları çokça yazım yanlışı barındırmakla beraber,…