Pusuda ve Tufandan Önce
ISINMA TURLARI / 5 Nisan 2020

Bugünkü Metrobüs Akademi konukları Pusuda isimli öyküsüyle Abdullah Harmancı ve tabii ki Tufandan Önce isimli eseri ile Mustafa Kutlu. Pusuda isimli öyküyle başlayalım. Faruk Nafiz Çamlıbel’in bir şiirinden iktibaslar yaparak ilerliyor hikâye. Bu teknik ilgimi çekti. Bir şiirin üzerine kurgulanmış bir hikâye gibi. Zaten şiirin de kendi içinde bir giriş, gelişme ve sonuç bölümü var. Dolayısıyla hikâye kurmaya çok müsait. Namluya dayanır yola dalarsın Duruşun bakışın yaman be Ali Boşuna tetiği ne kurcalarsın Var daha ateşe zaman be Ali Yukarıdaki dizelerin altını doldurmakla başlıyor öykücü. Burada kötü giden ve sınırların aşıldığı bir ilişkinin tasvirini yapıyor. Damla ile Denizin ilişkisi. Yıllanmış bir çınar pusuluk yerin Neredeyse gelecek beklediklerin Var iki atımlık canı kederin Desene işleri duman be Ali Deniz bir süre Damla’dan haber alamıyor. Haber alamadıkça daha da üzerine gidiyor, mesaj üzerine mesaj atıyor. Telefon üzerine telefon açıyor, okul çıkışlarını kolluyor ama nafile. O kadar ısrarlı mesajına ‘Artık seni sevmiyorum!’ yanıtını alıyor. Deniz, bu terkedilme ve ayrılık durumunu uzun süre sindiremiyor. O’nu sen büyüt de söğüt boyunca Kendini ellere versin o gonca Sözüne kanmadın bunu duyunca Gönlündü gözünü yuman be Ali Deniz, Damla’nın başka biriyle ilişkisi olduğunu öğrenmesine rağmen, bu hakikatle yüzleşmeye dair direnci devam ediyor. Geldiler beklenen çiftler ormana Duruyor iki genç ne hoş…

2016 Alıntıları
ALINTILAR / 28 Mayıs 2017

Bu satırların altında 1 yıl boyunca okumuş olduğum kitaplardan kısa alıntılar mevcuttur.   AMAT-İHSAN OKTAY ANAR(İletişim) İlk kez öldürdüğünde bir değil sanki bin kişiyi öldürmüş gibi olursun. Yeni doğmuş ve annesi tarafından emzirilen o bebeği öldürmüş olursun. Babasının başını okşadığı o çocuğu da, bir genç kıza aşkını ilan eden o delikanlıyı da, zavallı bir kadının kocasını da, savaşa giderken ailesi tarafından uğurlanan o masumu da… Bütün bu kişileri öldürmüş olursun. İkinci kez öldürdüğünde alt tarafı bir tek kişi öldürmüşsündür. Üçüncü kez ise, kimseyi öldürmüş sayılmazsın. (138) MÜSLÜMANCA YAŞAMAK- RASİM ÖZDENÖREN(İz) Başka bir husus da, arifin muhatabına yaptırmak istediği şeyi, onu azarlayarak, kınayarak ortaya koymamasıdır. Bu işi hal üslubu ile ortaya koyar: yapılmasını istediği hususu muhatabı sanki başından beri yapıyormuş gibi davranır. İnsan başkasında kınanacak bir şey görüyorsa, onun varlığını en başta kendi nefsinde irdelemelidir. (126) EV YAZI TAHTASI-MUSTAFA AKAR(Lamure) Kuş gibi hafif olmalıdır tüy gibi değil( Valery) Modern bina tasarımıyla önce avlularla olan bağı kesildi insan tekinin. Avlu hayattı oysa birkaç kişilik bir bahçeydi.İnsanın kendini güvende hissettiği, doğaya el kadar mesafede oturduğu güzelim avlular şimdi ya tarihe karıştılar ya da yılların, yüzyılların yükünü omuzlamış tarihi yapıların korunağında kendi makus kaderleri ile başbaşa bırakıldılar. Aynalar ve babalar tiksinçtir, ikisi de insanı…