Bağışlanan Terapi/ Irvin Yalom
ALINTILAR / 27 Ağustos 2020

BAĞIŞLANAN TERAPİ Irwin Yalom’un terapistlere mirası olarak addedilebilecek, terapi hakkında fikirlerinin toplandığı Bağışlanan Terapi kitabının bölümleri ve bölümlerin dikkat çekici kısımları alıntılanarak sayfaya eklenmiştir. Bölümlerin bitiminde ise Yalom’un anlattığı konuları desteklerken adını andığı kitaplar, toplu olarak listelenmiştir. İyi okumalar! Bölümler ve Alıntılar Bölüm 1: Gelişimin Önündeki Engelleri Kaldırın Genç bir terapistken okuduğum en yararlı kitap Karen Horney’in Nevrozlar ve İnsan Gelişimi adlı kitabıydı. Ve kitaptaki en yararlı tek kavram insanoğlunun içinde kendini gerçekleştirmeye yönelik bir doğal eğilimin bulunduğu şeklindeydi. …Çalışmalarımda yeni bir bakış açısı kazandırarak psikoterapiye yaklaşımımı sonsuza dek değiştirdi: benim görevim hastanın yolunu tıkayan engelleri kaldırmaktı. s.19 Yeni Freudçuluk: Freud’un dürtü teorisini reddedip yerine sosyal çevrenin etkisini merkeze koyan akım. En iyi tanınan bireyler arası ilişki teorisyenleri: Harry Stuck Sullivan, Eric Fromm ve Karen Horney.   Bölüm 2: Tanıdan Kaçının Tanı görüş açısını daraltır, karşıdaki kişiyle insan olarak ilişki kurma yeteneğini azaltır. Bir kez tanı koyduktan sonra hastanın o belirli tanıya uymayan yönlerine dikkat etmeme ve ilk tanımızı doğrular nitelikte görünen gizli özelliklerle aşırı ilgilenme eğilimi gösteririz. Dahası kendini gerçekleştiren bir kehanet işlevi de görebilir. Hastanın tanıdan doğan özelliklerini uyarmaya ve sürekli kılmaya hizmet edebilir. İlk görüşmede tanı koymak, onuncu görüşmede tanı koymaya göre daha zor olması hangi terapisti…

Okumalar
ISINMA TURLARI / 14 Mayıs 2020

Pastoral Senfoni Andre Gide’nin bu romanını dün fırsat bulduğum kısa bir sürede bitirdim. Bir papaz, oğlu, karısı ve kimsesiz bir kız olan Gerthrud arasında geçen olaylar silsilesini sıradan ve yavan  buldum.  Önsözü okumasam derin bir kitap olduğuna dair herhangi bir izlenim edinmezdim. Önsöze göre aslında her karakter bir Hristiyanlık mezhebini temsil ediyormuş. Aradaki diyaloglar da bu mezheplerin çatışmasını dile getiriyormuş fakat sorun şuradaki yazar bunu çok hızlı yapıyor. Yani olaylar bir anda olup bitiyor, okuyucu sonraki olacağa hazırlanamadan her şey olup bitiyor. Bu yüzden romandan ziyade kısa bir anlatı desek kitaba haksızlık etmiş olmayız. Belki Hristiyanlık tarihini hâkim birininin okuması çok farklı olabilir ama benim için 2014 yılından beri kitaplığımın rafında okunmayı bekleyen, yarım bir meselenin tamamlanmasından ibaretti. Psikoloji Külliyatından Okumalar Son zamanlarda psikoloji külliyatına dair okumalarımı yoğunlaştırdım. Bu grafiklere de yansıdı. Yıl başında yaptığım Türk hikâyesi odaklı okumanın etkisi hala sürse de, psikoloji içerikli kitapların oluşturduğu istatistik geriden gelerek ikinciliğe yerleşti. Birkaç kitap sonra da birinciliği elde edecek gibi görünüyor. Özellikle lisansı bitirdikten sonra psikoloji etiketiyle çıkan kitaplara tuhaf bir antipati geliştirdim. Bahanelerim, her daim hazır kıtaydı. Bir kere kitapların çevirisi, edebi anlatıların tadına bir kere varmış olan bir okur için tatsız tuzsuzdu. Bazıları çokça yazım yanlışı barındırmakla beraber,…