Anlamaktan Yorulan Aforizmalara Çağrışan Yanıtlar
ISINMA TURLARI / 21 Ekim 2020

Pessoa’nın aforizmalarını topladığı Anlamaktan Yoruldum isimli kitabı 2016 yılında Zeplin Kitap’tan çıkarak Türk okuruyla buluşmuştur. Kitapta beni çok etkileyen aforizmalar olduğu gibi, hiç nüfuz edemediğim, anlam veremediğim bir sürü cümle ve vecize ile de karşılaştım. Etkilendiklerim ve benden kuvve halinde olan bir duyguyu, bir düşünceyi, bir anıyı harekete geçirenlere ise bir kaç satırlık dipnotlar düştüm. Sahne şimdi onların… Hayata karşı siper alır gibi yazı masama yanaştım. İlk aklıma gelen Masa isimli yazıma başladığım cümle oldu: Bu masada kalmak hayatta kalmaya eş değer bazen. Benim için masa aslında yazı ve edebiyat demekti. Bu hep böyle oldu. Bir süre şiire, hikâyeye, edebiyata bikes kaldıktan sonra yeniden döndüğümde hayata dönmüş gibi hissetmiştim. Kaçtığım bütün savaşların yaralarını taşıyorum. Geçtiğimiz yıllarda yazdığım ve kişisel tarihim için önemli bir yerde duran Toprağın Altı isimli şiirimde geçen bir dörtlük: ‘Yatmış ve uyuyakalmışım erketeye Dışarıda aradığım, bulmaktan çok uzakta Kaçmakla kaptığım şifayı İlk hangi doktor yazmıştı reçeteme.’ Kaçmak ve kaçınmak karakterimin önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bu dizeleri yazdığım günleri hatırlıyorum. Zor, depresif ve kararsızlıkla karakterize olmuş zamanlardı. Birçok şey gibi geçti, gitti ve bitti. Geçmişim, olmayı başaramadığım her şeydir. Türkçe Rap’in en önemli isimlerinden biri Ceza’nın şarkısı aklıma geldi. Nakaratta ‘İstediklerim ve yapamadıklarım aynı şeyler/Anlattıklarım benim için…