Kalorifer Böceği Günlükleri(4) /Murat ŞENTÜRK

7 Ekim 2016

Gün 39: Direniş sürüyor. Mutfak tamamen onların kontrolü altında. Yemek giriş çıkışı onların kontrolü altında. Hol onların kontrolü altında. Odalara gece operasyonları düzenliyorlar. Özellikle gece yarısından sonra çok büyük çatışmalar çıkıyor. Gaz ve terlikle müdahale orantısız güç olarak kabul edilebilir ancak, ne yapalım? Yataklarımıza girmelerine izin mi verelim yani? Artık yasadışı kimyasal kullanmanın vakti geldi. Gerekli uyarı yapıldı. Bu çapulculara şans tanımayacağız. Kimseden izin veya onay almayacağız. Onları kalıp kalıp sabun yapana kadar uğraşacağız. Hol köşesinden ve duvar deliklerinden odalara sızmaya çalışan böceklere karşı terlik barikatları kurduk. Onları mutfakta kapalı ve kontrol altında tutmaya çalışıyoruz. Üç beş tanesi geçmeyi başarsa da tepkimiz sert oldu. Bu olaylar dış apartmanlarda yanlış yankılara sebep oluyor. Yüksek terlik sesi ve gaz kokusu onların abartılı tepkiler vermelerine sebep oluyor. Bu yanlış anlaşılmanın sebebi tabii ki de dış mihraklar. Böcek ilaçlama şirketinin “Artık bizi arayın da bu işi temizce halledelim.” çağrısına şimdilik kulak asmadığımız için, provokasyonların sayısında net bir artış oldu. Oyuna gelmeyeceğiz. Alnımızın akıyla bu meseleyi çözüme kavuşturacağız. Yöntemlerimiz biraz sert olabilir, eyvallah, fakat yeri geldiğinde bu yöntemler uygulanmalıdır. Her apartman aynı şeyleri yapar. Her daire aynı yöntemlere başvurur. Bu ilaçlar dün de vardı, bugün de var, yarın da olacak. Bu terlikler de aynı şekilde. Hem biz zamanında az mı uğur böceği beslemedik? Onlara gereken gıda yardımını, tıbbi yardımı yapmadık mı? Bunların hepsi kayıtlıdır. Biz yakan, yıkan, ekmekleri murdar eden, vandal, işgalci, çapulcu böceklere gerekeni yapacak dirayetteyiz, onlara pabuç bırakmayız. Kimsenin şüphesi olmasın.

Direnişte geri adımı kim atacak? Ev halkından özür gelecek mi? Ayrıntılar belgeselin ardından…

 

Gün 46: 1 haftadır süren yoğun böcek akınında “duyan geliyor” dönemine girdik. İnanın bu korkutucu senaryoyu filme çekmeye kalkışsam bu kadar figüran böcek bulamam. Montajla çoğaltmam gerekir. Üstelik artık tek problem böcekler değil! İşgal altındaki mutfakta günlerce açıkta kalıp küfleşim evresini geçiren gıda maddelerinde sinekimsel oluşumlara rastladığımda, bunun ciddiyetini o kadar da fark edememiştim doğrusu. Fakat bir öğle vakti kiraz çekirdekleri dolu tabağı kaldırdığım anda yerlerinden irkilerek kaçışan 400 kadar sinekçiği görünce felaket senaryosunun bir halkasının da onlar olduğuna kanaat getirdiğimi söyleyebilirim. 1 milimetreküpten biraz küçük hacme sahip bu mini leş severler anlaşılan o ki kiraz artıklarını ve çekirdeklerini kendilerine mesken tutmuşlar. Beni zor durumda bırakan bir durum oldu bu, doğrusunu söylemeliyim. Evet, geri adımı onlardan beklemek aptallıktı, o yüzden 2 haftaya yakın bir vakit kaybına uğradık ekosistemcek. Bu sırada besin piramidinde en tepeye yaklaşan leş sevici böcekler de artık usandırmıştı tabii. Bu yüzden dostlarım, değerli okurlar, şehri 2 haftalığına terk ediyorum. Döndüğümde hayalet bir kentle mi karşılaşırım, yoksa karnaval havasında barış mesajlarıyla dolu ve provokasyona izin vermeyen bir görüntü mü görürüm, işte orası meçhul. Bildiğim tek şey, artık daha huzurlu günler var önümde. En azından 14 huzurlu gece uykusu…

Dış gezi turundan dönüş ve karşılaşılan manzaralar… Ekosistemin emekçileri grevde… Bizi izleyin bizce…

 

 

Share This:

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir